2026’nın ilk 6 ayında sel, dolu, fırtına ve aşırı yağışlar tarımsal üretime doğrudan zarar verdi. Yaklaşık 900 bin dekar tarım alanı bu etkilenmeden nasibini aldı; zarar gören alanların yarısına yakın kısmı özellikle sel ve su baskınlarıyla karşılaştı. Türkiye’nin 70’ten fazla ilinde yaşanan afetler, üreticilerin sezon içindeki maliyetlerini de boşa çıkardı.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün verilerine atıfta bulunan uzmanlar, son yıllarda küresel olarak doğal afetlerin tarımsal kayıplarını artırdığını belirtiyor. 1991-2023 dönemi boyunca tarıma verilen toplam zararın 3,26 trilyon dolar olduğu ve yıllık ortalamaların artış gösterdiği ifade edildi. Uzmanlar, 30 yıl içinde dünya çapında tahıl, meyve ve sebze ile et ve süt ürünlerinde büyük ölçekte kayıp yaşandığını belirtiyor.
İçerideki üreticiler arasında, sigorta ve devlet desteği konuları da ön plana çıkıyor. 2026’nın afetlerinde zarar eden çiftçiler, tohum, gübre, ilaç, mazot ve işçilik gibi kalemlerdeki harcamaların karşılanamaması nedeniyle ciddi kırılmalarla karşı karşıya kaldı. Sigortası olan üreticilerin zararları karşılanırken, sigortası olmayanlar için destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gereği vurgulanıyor. Ayrıca Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri borçlarının yapılandırılması gerektiği yönünde çağrılar yapılıyor.
“Hiçbir üretici göz ardı edilmemeli” mesajı çerçevesinde, 2025-2026 sezonu ülke genelinde bereketli bir yıl olarak değerlendirilmeye çalışılırken, afetlerin üretici gelirlerini nasıl etkilediği konusu da devam ediyor. Özellikle sel ve su baskınları, don, aykırı yağış ve hızlı hava olayları gibi etkenler, üreticilerin üretim planlarını bozuyor ve maliyetleri artırıyor. Yetkililer, bu zorluklara karşı nakit yardım ve desteklerin sürdürülebilir bir şekilde sağlanması gerektiğini belirtiyorlar.