Portekiz Merkez Bankacılığı Forumu’nda konuşan önemli isimler arasında Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, ABD Federal Reserve Başkanı Kevin Warsh, İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey ve Kanada Merkez Bankası Başkanı Tiff Macklem yer aldı. Lagarde’a yöneltilen soru, faiz artışında tek başına oy kullanan kişinin kendisi olup olmadığı ve bu adımı tekrarlayıp tekrarlamayacağıydı. Lagarde, enflasyon göstergelerinin yüksekte kalmasının gerekliliği konusunda kararlı olduklarını ve kararın oybirliğiyle alındığını ifade etti. Enflasyon ve büyüme risklerinin şu an için daha dengeli bir tabloya işaret ettiğini sözlerine ekledi.
Fed Başkanı Warsh, henüz alınan ilk faiz kararının arkasındaki düşünceleri aktararak, “Her şeyi değerlendirip en isabetli kararı vermeye çalışıyoruz. Basın toplantısında ‘sözlü yönlendirme’ konusunu rafa kaldırdım; bundan sonra dört hafta sonraki açıklamaları bekleyeceksiniz” dedi. Enflasyon risklerinin son dönemde azaldığını hatırlatan Warsh, fiyat istikrarını sağlama sorumluluğunu vurguladı ve bağımsız bir Merkez Bankası olma konumunu sürdürdüklerini belirtti. Geçtiğimiz ay faizler sabit tutulmasına rağmen enflasyonun yüksek seyretmesi, bu yıl faiz artışını savunan bazı görüşleri güçlendirmişti.
BOE Başkanı güvercin duruşunu korudu İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey, paneldeki konuşmasında ekonomide bir yavaşlama sinyallerinin var olduğunu dile getirdi ve faizleri geçen ay yüzde 3,75’te sabit tutma kararının bu yavaşlamayı değerlendirmek amacıyla alındığını söyledi. Kısa vadede bir faiz indiriminin ihtimali olmadığını vurgulayan Bailey, bu konunun şu anda gündemde olmadığını belirtti. Enflasyonun kalıcı hale gelmesini istemediklerini ifade eden Bailey, enerji fiyatlarındaki düşüşlerin umut verici olduğunu belirtti.
Kanada Merkez Bankası Başkanı Tiff Macklem ise konuşmasında gelişmiş ekonomilerde büyümenin yavaşladığı bir dönemde stagflasyon teriminin uygun olmadığını ifade etti. Bu söylemleriyle küresel para politikalarının uyum içinde hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti. Ekonomik dinamikler hakkında konuşurken tarafsız bir bakışla yaklaşan Macklem, mevcut koşulları daha net tanımlamaya çalıştı.