Borsa İstanbul, yılın ilk yarısını geride bırakırken BIST 100 endeksi TL bazında %26,8 ve dolar bazında %17 değer kazandı. İlk çeyrekten itibaren güçlü bir başlangıç yapan endeks, mart ve mayıs aylarındaki belirsizliklerle dalgalanmalar yaşadı. Mart ayında küresel faiz beklentilerindeki değişim ve yurtiçi para politikası belirsizlikleri fiyatlamalarda etkili oldu; mayıs ayında ise İran kaynaklı jeopolitik riskler ile enerji maliyetlerindeki artışlar risk iştahını azalttı. Ancak jeopolitik tansiyonun düşmesi, petrol fiyatlarının geri çekilmesi ve enflasyondaki yavaşlama beklentilerinin güçlenmesiyle kayıpların önemli bir kısmı telafi edildi.

Sektörel ayrışmalar dikkat çekti: İlk yarıda sektörler arasında belirgin farklar görüldü. En güçlü performans %64 ile Teknoloji endeksinde gerçekleşti ve onu %55 ile Metal Ana Sanayi ile %36 ile Metal Eşya Makine endeksleri izledi. ASELSAN öne çıkarken savunma sanayii ve yüksek katma değerli üretimin ön planda olduğu görüldü. BIST 30 endeksi ise %35 yükselerek BIST 100’ün üzerinde getiri sağladı. Gıda, ticaret ve inşaat gibi alanlar da olumlu bir performans sergiledi. Buna karşılık tüketim odaklı sektörler, sıkı para politikası ve iç talep baskıları nedeniyle sınırlı yükselişler kaydetti. Yılın en zayıf performans gösteren sektörü ise %9 artışla bankacılık oldu; yüksek finansman maliyetleri ve belirsizliğin etkisiyle bankalar ihraç edilen kârlarını bekleyenler için baskı yarattı. Sigorta, ulaştırma ve kimya-petrol-plastik alanları da endeksin gerisinde kaldı.
Gelecek döneme dair öne çıkan şirketler Borsada önümüzdeki dönemde Türk Telekom, Yeo Teknoloji ve Kuzey Boru’nun öne çıkması bekleniyor. Bulls Yatırım, Türk Telekom için 109,20 TL hedef fiyatı ve Endeks Üstü Getiri tavsiyesiyle inceleme kapsamına dahil etti. Şirketin gelir büyümesinin üzerindeki FAVÖK artışı ve marjlarındaki iyileşme, operasyonel verimliliğin kârlılığa olumlu yansıdığını gösteriyor. Mevcut çarpanlar, güçlü operasyonel görünüm ve orta vadeli büyüme potansiyeli dikkate alındığında TTKOM hisselerinin cazip bir risk-getiri profili sunduğunu düşündürmektedir. Yeo Teknoloji için 12 aylık hedef 173,50 TL olarak belirlenmiş durumda; Tuzla’da devreye alınan yıllık 5 GWh kapasiteli enerji depolama tesisi büyüme hikâyesinin kilit eşiklerinden biri olarak görülüyor. Reap Great Power ile işbirliği halinde üretilecek batarya sistemlerinin Türkiye’nin yanı sıra Avrupa, Asya ve Afrika pazarlarında satılması, şirketin küresel enerji dönüşümündeki konumunu güçlendirecek kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Kuzey Boru için 48,86 TL hedef ile Endeks Üstü Getiri tavsiyesi sürüyor. Önümüzdeki yıllarda tamamlanan yatırımlar ve yeni üretim tesislerinin faaliyete geçmesiyle finansal katkıların 2026’da daha belirginleşmesi bekleniyor. İlk çeyrekte zayıf makro görünüm ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle performans düşüklüğü yaşansa da, ikinci çeyrekten itibaren toparlanmanın hız kazanması ve yılın ikinci yarısında büyümenin güçlenmesi öngörülüyor.

Haziran enflasyonu ve Merkez Bankası’nın politikası Türkiye içindeki hafta için en kritik veri, 3 Temmuz’da açıklanacak haziran TÜFE rakamı olacak. Bu veri, Temmuz’da başlayabilecek para politikası normalleşmesi süreçleri ve Merkez Bankası toplantısı öncesinde beklentileri şekillendirecek kilit göstergelerden biri. İran kaynaklı jeopolitik gerilimlerinin azalmasıyla enflasyonun haziranda tekrar düşmesi ve aylık olarak yaklaşık %1, yıllık olarak ise %32 civarında bulunması öngörülüyor. Haziran toplantısında politika faizi %37’de sabit kalmıştı; likiditeyi sıkı tutan yaklaşımlar sürdürülüyor. Başkan Fatih Karahan’ın haftalık repo fonlamasına dönmenin henüz uygun olmayacağı yönündeki açıklamaları piyasalarda sıkı para politikasının süreceğini gösteriyor. Haziran verileri kısa vadeli yön için belirleyici olurken, Temmuz’da yeniden haftalık repo ihalelerine geçilmesi ve efektif fonlama faizinin %40’tan %37’ye kadar geri çekilebilmesi bekleniyor. Temmuz’da değişiklik beklenmezken, Eylül’de ilk faiz indiriminin 100 bp olarak gelebileceği yönündeki öngörüler bulunuyor. Jeopolitik risklerin azalması, enerji fiyatlarındaki geri çekilme ve enflasyondaki düşüş eğiliminin sürmesi, para politikası kararları üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.
ABD istihdam verisi ve Fed beklentileri Küresel gündemin en önemli konularından biri, Perşembe günü açıklanacak ABD haziran istihdam raporu. Piyasa, istihdamın 115 bin kişi artmasını ve işsizlik oranının %4,3 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. İstihdamın beklentilerin üzerinde gelmesi ve ücret artışlarının hız kazanması halinde Fed’in sıkı para politikasını daha uzun süre sürdürme yönünde güven artabilir. Geçen hafta açıklanan çekirdek kişisel harcamalar (PCE) fiyat endeksi mayıs ayında aylık %0,3 ve yıllık %3,4 artmıştı. Verinin ardından yıl sonuna kadar yeni bir faiz artışı için beklentiler bir miktar zayıflasa da, güçlü dolar ve emtia piyasaları üzerinde baskı devam ediyor. Bu yüzden istihdam verisi, Fed’in sonraki adımlarını belirleyen kritik bir dönemeç olabilir. Kısa vadede temmuzda faizlerin sabit kalacağına dair beklentiler sürüyor; ancak güçlü veriler ve enerji fiyatlarında olası bir yükseliş, Eylül toplantısına yönelik artırımı gündeme taşıyabilir.