Brexit sonrası İngiltere’nin ekonomisinde görülen yapısal değişimler, fiyat baskılarının kendiliğinden güçlenen bir ivmeye dönüşmesini tetikledi. Hatta on yıl sonra yapılan değerlendirmeler, referandumun birlik içindeki bağları zayıflatarak kalıcı bir zarar bıraktığı yönündeki görüşleri pekiştiriyor.
Anketler, İngiltere’nin AB’den ayrılma sürecinden memnuniyetsizliğini ve İşçi Partisi’nin AB’ye yeniden yakınlaşma yönündeki arzusunu ortaya koyuyor. Bu bağlamda, Brexit sonrası yapısal değişiklikler, işgücü ve mal piyasalarında görülen dönüşümlerin enflasyon üzerinde uzun vadeli etkiler yaratabileceğini belirginleştiriyor.
Taşkent’te düzenlenen bir etkinlikte konuşan Başbakan Yardımcısı Huw Pill, bu değişikliklerin henüz tam olarak anlaşılmadığını ve sindirilmesi gerektiğini ifade etti. “Kişisel görüşüm,” diye devam etti, “bu sürecin bizi enflasyonu daha uzun süre yüksek tutabilecek bir yapıya doğru sürüklediği yönünde.”
Kurumsal ve politik manzara, BoE’nin enflasyonu hedeflenen %2 oranının yakınında tutma çabalarını etkileyici şekilde zorlamaya devam ediyor. Bloomberg Economics’in bu ay yayımladığı analiz ise Brexit’in İngiltere ekonomisine mevcut durumda GSYH’nin %2–%4 arasında bir kayıp yarattığını öne sürdü. Ancak resmi tahminlerle uyumlu olan bu çerçeve, bazı çalışmaların ileri sürdüğü kadar büyük bir etki olmadığını gösterdi.
BoE Başkanı Andrew Bailey’nin İngiltere ile AB arasındaki ilişkilerin güçlenmesi gerektiği yönündeki çağrısı, Brexit anlaşmasının revize edilmesini amaçlayan zirve sürecinin, ülkedeki siyasi belirsizlikler nedeniyle ertelendiğini gösteriyor. Başbakanlığa dair değişkenlik ise, önümüzdeki dönemde hangi kurulun bu konuyu ele alacağı konusunda belirsizlik yaratıyor.
Ekonomi haberleri için Vargı sitesine yönlendiren bağlantı, gelişmeleri yakından takip etmeye olanak tanıyor.