Goldman Sachs’ın yayımladığı değerlendirme, tüketici enflasyonunun yıllık bazda mayısta 32,6’dan haziranda 32,1'e gerilediğini ortaya koyuyor. Haziran verisi, bankanın beklediği ve piyasanın yaklaşık tahmin ettiği seviyelerin hafif üzerinde kalsa da düşüş trendini sürdürdüğünü gösteriyor. Mevsimsellikten arındırılmamış aylık veride de mayısın %1,7’lik artışına karşı haziranda %1’lik yükseliş kaydediliyor; bu düşüşte, vergi ve ücret düzenlemelerine yönelik hazırlıklar öncesinde gıda, enerji ve hizmet kalemlerindeki mevsimsel güçlenmenin etkili olduğu belirtiliyor.
Çekirdek enflasyonda baskının sürekliliğine vurgu yapılıyor Rapor, mevsimsellikten arındırılmış durumda ana göstergeye bakıldığında aylık enflasyonun yalnızca 0,1 puan gerileyerek %2,1’e indiğini noter ediyor. Goldman Sachs’a göre, TÜİK’in çekirdek C endeksinde aylık artış hızı %2,4’ten %2,2’ye gelirken, takip eden bazı temel enflasyon göstergelerinde ivmelenme sürüyor. Raporda ayrıca medyan enflasyonun haziran ayında 0,2 puan artışla üç aylık hareketli ortalama çerçevesinde %2,2’ye yükseldiği aktarılıyor. Bu gelişmeler, mart ayından itibaren Türk lirasındaki değer kaybının hızlanmasının bir sonucu olarak değerlendiriliyor; hizmet enflasyonundaki temel eğilimin ise iyileştiği belirtiliyor.
Cari açık ve kur politikalarının önemi vurgulanıyor Enflasyondaki dirençli görünümün altında yatan en kritik risk olarak cari açık gösteriliyor. Analizde, Merkez Bankası’nın (TCMB) döviz politikası adımlarının da bu epidemilitik değerlendirme ile uyumlu olabileceğine işaret ediliyor.
Faiz indirimi beklentisi sabit Goldman Sachs, çekirdek enflasyondaki bozulmanın tersine dönmesi için Türk lirasındaki daha hızlı değer kaybının finansal koşullarda ilave sıkılaşma ile desteklenmesi gerektiğini belirtiyor. Bu nedenle banka, TCMB’nin 2026’nın dördüncü çeyreğine kadar fiili bir faiz indirimi yapmayacağı yönündeki öngörüsünü koruyor. Aynı raporda, finansal koşullarda ilave sıkılaşmanın sağlanmaması durumunda yıl sonunda %29’a kadar olan enflasyon tahmininin üzerinde yukarı yönlü risklerin artabileceğine dikkat çekiliyor.