Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında ATO Congresium’da yapılan Savunma Sanayii Forumu’nda savunma sanayinde iş birliğinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı. Yılmaz, ittifakın ortak güvenliğini tehdit eden ticari yaptırımların azaltılması gerektiğini belirterek, savunma alanındaki kısıtlamaların ortak kararlarla ortadan kaldırılmasının önemine işaret etti. “Müttefikler arasında karşılaşılan bu sınırlamaları hep birlikte masadan kaldırmalıyız; eğer kolektif güvenliğimizi güçlendirmek ve ittifakı daha hazırlıklı hâle getirmek istiyorsak bu adımları atmalıyız,” dedi.
Forumda NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in de bulunduğunu hatırlatan Yılmaz, bugün yapılan görüşmeler ve yarınki zirveyle birlikte NATO’nun “3.0” döneme geçiş yapacağını ifade etti. Mevcut jeopolitik trendler ışığında Avrupa’nın askeri olarak güçlenmesinin, savunma harcamalarının artırılmasının ve sanayi kapasitesinin güçlendirilmesinin hayati rol oynadığını belirtti. Yılmaz, artırılan savunma harcamalarının somut yeteneklere dönüştürülmesi için gerekli üretim kapasitesinin oluşturulmasının kritik olduğunu vurguladı.
İlk 10 savunma ihracatçısı arasına girme hedefi Türkiye’nin savunma sanayiinde kaydettiği dönüşümü özetleyen Yılmaz, “Bugün Türkiye, dünya savunma ihracatçıları arasında 11. sırada yer alıyor. Kısa vadede ise ilk 10 içerisinde yer almak hedefimizdir. Futbol benzetmesiyle ifade etmek gerekirse, birinci lig hedefiyle yol alıyoruz” dedi. Envanterdeki yerlilik oranının %80’i aştığını söyleyen Yılmaz, hava, kara, deniz, siber ve uzay alanlarında ileri teknoloji sistemleri geliştirmeye devam ettiklerini kaydetti.
Ihracatta NATO ve AB ülkelerinin payı Savunma ve havacılık sektörünün ihracat performansına değinen Yılmaz, “Son bir yıllık süreçte savunma ve havacılık ihracatımız 11 milyar doların üzerinde; ihracatın büyük bölümü NATO müttefikleri ile Avrupa Birliği üyesi ülkelere gerçekleştirildi” ifadelerini kullandı. Dünyanın en büyük 100 savunma şirketinden 5’i Türk şirketleridir diyerek, Türkiye’nin savunma sanayinde kamu ile özel sektörün uzun yıllara dayanan iş birliğinin sonucuna dikkat çekti.
Savunma sanayisi kalkınmayı destekliyor Savunma sanayinin sadece güvenlik değil, teknolojik seviyeyi yükselterek tüm kalkınma sürecini de güçlendirdiğini belirten Yılmaz, 100 bini aşkın nitelikli istihdam, artan ihracat ve sivil sektörlere yayılan teknolojik yeniliklerin ekonomiye katkı sağladığını söyledi. Yapay zeka ve diğer yeni teknolojilerin Ar-Ge’de daha da belirleyici hâle geldiğini ifade etti.
Avrupa’nın savunma girişimlerine Türkiye’nin katılımı Türkiye’nin savunma sanayisindeki iş birliklerini yalnızca ihracat açısından değil, ortak üretim, tasarım ve geliştirme temelinde ele aldıklarını belirten Yılmaz, müttefikler arasındaki tüm kısıtlamaların kaldırılması ve Türkiye’nin Avrupa’daki savunma girişimlerine katkı sunması gerektiğini vurguladı. Aksi durumda üretim kapasitesinin gelişimi ve maliyetler olumsuz etkilenebilir. Konuşmasının sonunda, Türkiye’nin Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinde güçlü ve güvenilir bir ortak olarak konumunu pekiştirmeye hazır olduğunu söyledi.
Vargı Ekonomi Haberleri