Türkiye’nin ev sahipliğini üstleneceği NATO Zirvesiyle ilgili gelişmeler, Ankara’nın ittifaktaki konumunu güçlendirme yönünde önemli bir adım olarak görülüyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, zirvenin Türkiye’nin küresel güvenlik mimarisinde taşıdığı rolü pekiştireceğini vurguladı ve bunun ülke için gurur verici bir durum olduğunu belirtti. Türkiye–Kırgızistan Ortak Stratejik Planlama Grubu Yedinci Toplantısı sonrası düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Fidan, zirveye dair dikkate değer mesajlar paylaştı.
NATO’da külfet paylaşımı konusunun önümüzdeki dönemde yeniden ele alınacağı, Fidan’ın açıklamalarıyla ortaya çıktı. 2004 zirvesinden bu yana ikinci kez liderleri Türkiye’de ağırlamaya hazırlanılan toplantıda, üye ülkelerin ortak güvenlik amacıyla külfeti paylaşması ve emek birliği konuları masaya yatırılacak. NATO 3.0 olarak adlandırılan yeni güvenlik çerçevesinin ve Avrupa’nın caydırıcılık politikalarının zirve gündeminde öne çıkabileceği belirtiliyor. Avrupa’daki savaş ve istikrarsızlığın yarattığı tehditler, bu konuların odak noktalarından biri olmaya aday.
Savunma sanayii de zirvenin kilit başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Fidan, savunma sanayiinin artık ittifakın en kritik gündem maddelerinden biri haline geldiğini ifade etti ve üretkenlik, verimlilik ve çeşitlilik süreçlerinin önemini vurguladı. Özellikle son savaşlar bu alanın stratejik önemini artırdı ve liderler düzeyinde de bu konuya dikkat çekiliyor.
AB ile ticari potansiyelde yeni ufuklar, Türkiye’nin AB üyeliğini hedefleyen uzun vadeli bir perspektife sahip. Tek Avrupa Ödeme Alanı (SEPA) üzerine teknik çalışmalar sürüyor ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusunda Avrupa ülkelerinin genelinde olumlu bir hava mevcut. Ancak Kıbrıs Rum Kesimi’nin tutumu süreçteki hızı etkileyebiliyor. Mevcut yaklaşık 250 milyar dolar civarındaki ticaret hacminin ikiye hatta üçe katlanabileceği öngörüsü, bu güncellemelerin her iki taraf için de faydalı olacağını gösteriyor.
Vize ve göç politikalarında ilerleme hedefleri, görüşmelerin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik ve toplumsal entegrasyon arttıkça iş dünyası, öğrenciler, sanat çevreleri ve turizm gibi alanlarda hareketlilik de yükseliyor. Cascade adıyla uygulanan aşamalı vize kolaylaştırma mekanizmasının daha ileri taşınması ve vize serbestisi için gerekli kriterlerin ilerletilmesi üzerinde çalışılıyor.