OECD’nin İşgücü Piyasası Görünümü raporu, “Meslek ve Gelirlerde Bölgesel Eşitsizlikler” temasını merkeze alarak sunulan bulgularıyla dikkat çekiyor. Bu yılın ilk çeyreğinde istihdam oranı %72,1’e kadar yükselirken OECD genelinde kaydedilen bu rakam, tarihsel olarak yüksek bir seviyeyi işaret ediyor. Ancak işgücü piyasaları son 12 ayda dayanıklı kalmasına rağmen işsizlikteki hafif yükseliş ve yatay istihdam trendleri, yapısal işgücü açıklarının sürmesini göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Rapor, bölgeler arası istihdam farklarının pek çok OECD ülkesinde 20 puanlık uçurumlar yaratabildiğini ortaya koyuyor. Düşük istihdamlı bölgelerden yüksek istihdamlı bölgelere yolculuk edenler sınırlı sayıda kalırken, taşınanlar çoğunlukla daha yüksek istihdam ihtimali olan bireyler olarak öne çıkıyor. Bu durum, işgücü hareketliliğinin ülke genelindeki eşitsizlikleri azaltma kapasitesini sınırlıyor ve bölgesel yaşam standartlarını da etkiliyor.
Rapora göre beceri ve eğitim yatırımlarının getirisi bölgesel farklar içinde değişkenlik gösterse de genel olarak sayısal beceriler ve örgün eğitim, istihdam ve ücretler üzerinde belirleyici rolunu sürdürüyor. OECD’nin Yetişkin Becerileri Araştırması (PIAAC) verileri, 2022-2023 döneminde bu becerilerin istihdam ve ücretler üzerindeki etkisinin güçlü kaldığını, fakat son on yılda bu etkinin bir miktar zayıfladığını gösteriyor.
Jeopolitik belirsizlikler, yüksek tarife uygulamaları ve enerji maliyetleri, enflasyonun baskısını artırarak işgücü piyasası ile ücretlerdeki toparlanmayı yavaşlatabilir. Bu nedenle bölgeler arası istihdam ve gelir farklarının sürdürülebilir bir şekilde kapanması için politika yapıcıların beceri yatırımlarını güçlendirmesi kritik bulunuyor.