2025 yılında da küresel servet artışının sürdüğünü dünya genelinde görmek mümkün oldu; bu, üst üste üçüncü yıl boyunca servetin büyümesini gösterirken, kişi başına düşen ortalama servet artışının küresel ekonomik büyümeyi geride bıraktığı bir tabloyarattı. Hem finansal hem de finansal olmayan servetin büyümesi gözlemlenmiş olsa da refahın bölgesel dağılımındaki eşitsizlik dikkat çekiciydi. Rapor, servet yaratımını etkileyen temel dinamikleri inceleyerek bu konudaki ana eğilimleri ortaya koyuyor.
Birincil vurgu döviz kurlarının servet yaratımında belirleyici olduğuna işaret ediyor. Verimlilik artışı veya yatırım riski karşılığı olarak oluşan servetin yanı sıra, yapısal dönüşüm süreçlerinde doğru zamanda doğru yerde olmak da bu süreçte kritik rol oynuyor. UBS Başekonomisti Paul Donovan'ın değerlendirmesine göre, yıllık bazda ülkelerin göreli performansını belirleyen ana unsur döviz kurlarıydı. Raporda, serveti etkileyen dinamiklerin zaman içinde yavaş değiştiği ve uzun vadeli eğilimlerin nispeten istikrarlı kaldığı belirtiliyor. Donovan ayrıca hanehalkı borç seviyelerinin normalleşmesinin servet modellenmesini etkilediğini vurguluyor; Büyük Servet Transferi ve kadınların servet sahipliğinin artması da bu dağılımı yönlendirmeye devam ediyor. Enflasyon ve yaşam standardındaki iyileşme ise daha çok kişinin en düşük servet basamaklarından çıkmasına katkıda bulundu.
Doların zayıflaması servet artışını destekledi 2025’te görülen dolar zayıflamasının, dolar bazında hesaplanan ortalama servet artışını direkt olarak güçlendirdiği ifade ediliyor. Bu etki, Güneydoğu Asya’da yaklaşık %1,6, Çin’de yaklaşık %4,6, Kuzey Amerika’da yaklaşık %8,8, Batı Avrupa’da yaklaşık %17 ve Doğu Avrupa’da yaklaşık %28 gibi oranlarda kendini gösterdi.
Küresel kişisel servetin yarısı iki piyasada toplanıyor UBS’nin izlediği verilere göre, ABD doları ile ölçülen küresel kişisel servetin yarısından fazlası ABD ve Çin’de bulunuyor. Dünya genelinde kişisel servetin %37,5’i ABD’de, %22’si Avrupa’da, %18,5’i ise Çin’de yer almakta. Amerika kıtasının küresel servetteki payı genelde %40 civarında sabit görünüyor.
2025 yılında 1 milyon yeni milyoner başlığıyla açıklanan bulgular, ABD’nin bu alanda öncü konumunu güçlendirdiğini gösteriyor. Dünya çapında milyoner sayısının yaklaşık %1,5 arttığı tahmin edilirken, bu dönüşüm her gün yaklaşık 2 bin 680 kişinin milyonerler arasına katılması anlamına geliyor. Özellikle ABD’nin yeni milyoner sayısında önde geldiği belirtiliyor: 2025 yılında ABD, 440 binden fazla yeni milyoner üreterek önemli bir artış kaydetti. Rapor, 56 piyasanın tümünde 2025 yılının yıl başına kıyasla daha çok milyonerle tamamlandığını vurguluyor.
Büyük Servet Transferi ve siyasi gündem dünya çapında kamu borcu oranlarının yeni döneme göre yüksek seyrettiğini ancak rekor seviyelerin altında kaldığını gösteriyor. Servetin kuşaklar arası geçişinin siyasi yankıları giderek artıyor ve hükümetlerin borç finansmanını azaltmak amacıyla serveti harekete geçirme yönünde adımlar atması muhtemel görülüyor.
Sosyal medya ve eşitsizlik algısı UBS, sosyal medyanın servet farklılıklarını kamuoyunda daha görünür hale getirdiğini belirtiyor. Bu durum, gerçek servet farklarının azalması durumunda bile eşitsizlik algısını güçlendirebiliyor. Ancak servetin toplumun geniş katmanlarına yayıldığı durumlarda hükümetlerin denetim baskısı ve toplumsal huzursuzluk riskinin daha sınırlı kalabileceğini ifade ediyor.