Küresel doğrudan yabancı yatırım (DYY) akışlarında 2025 yılında bir artış gözlemlense de, gelişmiş ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki farklar belirginleşiyor. Yatırımlar, geçtiğimiz yıl %6 artışla 1,6 trilyon dolar seviyesine yükseldi; ancak bu büyüme bölgeler bazında adil dağılmadı.
Gelişmiş ekonomiler için DYY akışları %11 artışla 723 milyar dolara ulaştı. Buna karşılık, gelişmekte olan ülkeler için bu rakam sadece %2'lik artışla 901 milyar dolar olarak kayda geçti. Doğrudan yabancı yatırım, gelişmekte olan ekonomilerin dış finansman ihtiyacını karşılamaya devam ederken, yatırım akışlarındaki dengesizlik bölgesel kalkınmayı doğrudan etkiliyor.
Listenin ilk sırasında ABD bulunuyor. 20 ülkenin oluşturduğu bir grup, DYY’nin yaklaşık %80’ini çekmeyi başardı. ABD, 277 milyar dolarlık yatırımla zirvede yer alırken, bunu 151 milyar dolarla Singapur, 116 milyar dolarla Hong Kong, 105 milyar dolarla Çin ve 77 milyar dolarla Brezilya takip ediyor. Ardından İngiltere, Almanya, Kanada, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğerleri geliyor.
Doğrudan yabancı yatırımların sektörel dağılımında da önemli dönüşümlere işaret ediliyor. En karmaşık ve talep gören alanların başında veri merkezleri gelmekte; yapay zeka altyapısı, yarı iletkenler, kritik mineraller ve enerji dönüşümü teknolojileri küresel yatırımların %44’ünü oluşturdu ki bu oran 2020’de %16 idi. Geçen yıl veri merkezlerine yönelik DYY 235 milyar dolar olarak kayda geçerken petrol ve gaz sektöründeki yatırım hacmi 38 milyar dolar, yarı iletkenler ise 13 milyar dolar olarak görüldü.
UNCTAD’a göre, 2026 yılı için DYY görünümü hâlâ zorlu. Jeopolitik gerilimler, ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve artan finansman maliyetleri yatırım kararlarını etkileyen başlıca etmenler arasında yer alıyor. Ekonomi Haberleri portalında da bu konular gündemde kalmaya devam ediyor.