Avrupa Birliği genelinde 1 Temmuz’da yürürlüğe giren yeni düzenlemeler, ekspres lojistik sektöründe köklü değişikliklere yol açtı. Azami yüklü ağırlığı 3,5 ton üzeri araçları kapsayan takograf uygulaması, artık azami yüklü ağırlığı 2,5 ton ile 3,5 ton aralığındaki minivan ve panelvan tipi hafif ticari araçlar için de geçerli sayılıyor. Buna göre sürücüler, 4,5 saatlik sürüşün ardından 45 dakikalık bir mola ve ikinci 4,5 saatlik sürüşten sonra en az 9 saat dinlenme zorunluluğu ile karşı karşıya kalacaklar.
Türkiye’deki lojistik firmaları ise teknik altyapı yetersizlikleri ve yasal belirsizlikler nedeniyle bu kurallara uyum sağlamakta güçlük çekiyor. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) ve Takograf Danışmanı Bilal Yeşil, AETR Sözleşmesi’nin yürürlüğe girmesine kadar mevcut kuralların geçerliliğini hatırlatarak, Türkiye’de 2,5 ton üzeri van ve kamyonetlerin takograf takma yükümlülüğünün şu an uygulanmadığını vurguluyor. Ayrıca 1. nesil takografların kullanımında kalındığını, 2. nesil dijital takografların teknik yönden Türkiye’de tamir ve kalibrasyon kapasitesi bulunmadığını belirtiyor. Bazı polislerin mevzuatı tam bilmemesi nedeniyle Türk minibüslerine yönelik haksız cezaların da uygulanabildiğini ifade ediyorlar.
48 saatlik teslimatın 3,5 güne uzayabileceği endişesi, ihracatçılar için ciddi bir maliyet ve zaman kaybı yaratıyor. Minivan sürücüleri, yataklı kabin eksikliği nedeniyle araç dışı konaklama ihtiyacıyla karşılaşıyor ve bu durum lojistik zincirine ek masraflar katıyor. Krizin çözümü için diplomatik temasların ve ilgili bakanlıkların hızlı hareket etmesinin zorunlu olduğu görüşü öne çıkıyor. AB Komisyonu, UNECE ve diğer uluslararası kurumlar nezdinde ortak bir tutum geliştirilmesi gerektiği belirtiliyor. Hızlı çözüm gelmediği takdirde ihracatın 48 saatlik teslimat süresi daha da uzayabilir ve ek konaklama maliyetleri artabilir. Türkiye’deki araçların yeni nesil takograf takma zorunluluğunun ise en erken 2028’de başlaması öngörülüyor.
Filodaki yaklaşık 5 bine yakın aracın etkilenmesi bekleniyor. Türkiye’deki minivan/panelvan filosunun genişliği nedeniyle sınır geçişlerinin hızında ve lojistik maliyetlerinde önemli değişiklikler öngörülüyor. Geçiş belgesi kotalarıyla muaf olan bu araçlar, sınırları daha hızlı geçebiliyor ve Avrupa’ya varış süresi iki gün gibi hedeflere yaklaşabiliyor. Acil yükler için 1200 kilogramlık sınırlamalar; bu hafif ticari araçlarla havayolu yerine kara yolu üzerinden, daha düşük maliyetle ve kapıdan kapıya hızlı şekilde teslim edilebiliyor.
Nakliye firmaları B planı ile çözümler arıyor
- Eyüp Lojistik Express Minivan Direktörü Ersin Bartık: Yeni düzenleme nedeniyle teslimat süreleri uzadığı için 2,5 ton altı araçlardan oluşan “Jet Taksi” hizmetimizi devreye soktuk. Böylece Avrupa’ya 48 saatte ekspres teslimat garantisini sürdürmeyi hedefliyoruz ve altyapı yetersiz olan küçük firmaların piyasadan çekilmesi riski azalıyor.
- Batu Logistics Genel Müdürü Efe Göktuna: Minivan ve lorry tipindeki araçların sürüş kurallarının benzerleştirilmesi maliyetleri artırıyor; ancak acil yüklerde çift şoförlü hizmetler öngörülüyor. Geleneksel ekspres servis yerine, daha planlı ve güvenli olan “Teslimat Süresi Garantili” servisin ön plana çıkacağını belirtiyor.
- Raben Türkiye Genel Müdürü Selman Çoban: Takograf zorunluluğunu bir kısıtlama olarak değil, güvenlik ve adil rekabet amacıyla bir hizalanma olarak görüyor. Parsiyel taşımacılık altyapısı sayesinde tek palet yükü dahi planlanmış günlük sefer saatinde yola çıkarılıyor ve 24 saat içinde teslimat sağlanıyor. Uygun araç bulunması kadar uçtan uca güvenli operasyon yönetimi de odak noktası olarak vurgulanıyor.
Vargı Ekonomi Haberleri bölümünün bu konudaki yorumları da sektörde dikkat çekiyor.