ATO 29. Dönem Haziran Ayı Olağan Müşterek Meclis Toplantısı, açıklanan bilgiler doğrultusunda gerçekleştirildi. Baran’ın konuşmasında, yüksek faizin işletmelerin finansmana erişimini zorlaştırdığı ve işletme sermayelerinin tükenme riskinin artmasına yol açtığı vurgulandı. Özellikle KOBİ’ler üzerinde olumsuz etkilerin belirgin olduğu belirtilirken, takipteki KOBİ kredilerinin bir yıl içinde yüzde 126 artışla 5,7 milyar dolara ulaştığı ifade edildi.
Gürsel Baran, Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecinin başlatılması ve bankaların kredi kullandırımlarını sınırlayan düzenlemelerin gevşetilmesi gerektiğini söyledi. Reel sektöre ayrılan kaynaklar daha kapsamlı biçimde devreye alınmalı; mümkünse sıfır faizle 5 yıl vadeli kredi imkanları genişletilmelidir ifadesini paylaştı. Ayrıca, bankaların kredi kullandırımlarını sınırlayan düzenlemelerin esnetilmesi gerektiğini yineledi. Baran, gerçek kişilerin gayrimenkul satarak işletme sermayesi koyması durumunda değer artış kazancı gelir vergisi istisnası ile tapu harcında geçici muafiyet getirilmesini önerdi.
ATO Başkanı Baran, kaynakların reel sektöre dönük olarak daha geniş bir ölçekte kullanıma alınması gerektiğini şu sözlerle özetledi: “Merkez Bankası, sürdürülebilir bir faiz indirim sürecini mantıklı bir hızla ilerletmelidir. Düşük faiz ya da enflasyon beklentisinin dengeli olması için bankacılık uygulamalarında esneklik sağlanmalı; döviz talebini düşüren politikalar uygulanmalıdır.” Ayrıca, yerelleşmeyi ve Türk malı kullanımı konusunda teşvikler, kamu satın almalarında daha geniş ve yaygın biçimde uygulanmalıdır.
Girişimci ve sanayi odaklı bu konuşmada Ekonomi Haberleri bağlantısına da yer verildi: Vargı Haberleri.