Türkiye otomotiv sektörü, haziran ayındaki zorluklarla birlikte hafif ticari araç segmentinde kırılgan bir tablo ortaya koydu. Uzun süredir pazarda güçlü olan hafif ticari araç satışları, Haziran’da yaşanan düşüşle birlikte motorlu araç pazarında kayda değer bir frenlenme işareti gösterdi. ODMD’nin 2026 Ocak-Haziran verilerine göre toplam pazar, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8,19 küçülerek 558 bin 179 adede geriledi. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 607 bin 977 olarak kayda geçmişti ve rekor seviyesi için geri sayım başlamıştı. Binek otomobiller, hafif ticari araçlar kadar yumuşak bir düşüş göstermese de daralmanın etkisini hissettirdi. Yılın ilk yarısında otomobil satışları yıllık karşılaştırmada yüzde 9,79 azalarak 440 bin 234 adete geriledi. Buna karşılık hafif ticari araç pazarında daha dirençli bir tablo görüldü ve toplamda %1,69 daralma ile 117 bin 945 adet seviyesinde kaldı. Ancak ticaride daralmanın daha belirgin hale geldiği dikkat çekti.
Aylık daralma yüzde 15’i aştı Haziran verileri, pazarın genelinde ve özellikle ticari segmentte daha sert bir fren yaşandığını gösterdi. Bayram etkisi ile daralma yükselse de yaz tatili etkisinin Haziran’a da yansıdığı gözlendi. 2026 Haziran’da toplam pazar, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,44 küçülerek 105 bin 41 adede indi. Otomobil satışlarındaki düşüş %10,35 seviyesinde kalırken toplam pazarın azalması hafif ticari araçlarda daha belirginleşti: Haziran ayında hafif ticari araç satışları yıllık olarak %15,53 düşüşle 21 bin 63 adede indi. Bu durum, reel sektörde KOBİ’lerin ve lojistik firmalarının borçlanma maliyetleri nedeniyle filo yenileme ve yeni yatırımlarını kısmaya yöneldiğini gösteriyor.
Van tipi kapalı kasa lojistik araçlar pazarın %76,2’sini tek başına domine etti, 89 bin 848 adetlik satışla bu segment öne çıktı. Kamyonetler ise yaklaşık %9 payla ikinci sırada yer aldı.
SUV segmenti uzun bir aradan sonra küçüldü Otomobil pazarında daralma sürerken, yüksek segmentli ve dayanıklı modellerin talebi sürüyor. Binek araçlar içinde A, B ve C segmentleri toplam pazarın %84,7’sini oluşturdu. C segmenti 241 bin 100 adetle pazarın en büyük payını taşıdı ve toplamın %54,8’ini tek başına üstlendi. SUV satışları Ocak-Haziran 2026 döneminde 284 bin 493 adetle toplam binek pazarının %64,6’sını oluşturdu ve uzun bir süre daralan pazara rağmen bu yıl ilk kez büyümesini sürdürdü. Sedan payı %20,5’e geriledi ve 90 bin 216 adede ulaştı; hatchbackler ise %14,5 payla 63 bin 991 adetlik satış gerçekleştirdi.
Dizel araçlar giderek unutuluyor, hibrit atağa geçildi Yılın ilk yarısında motor tiplerinde değişim sürdü. Benzinli motorlar 182 bin 492 adetle pazarın %41,5 payını alırken, hibrit motorlu araçlar 145 bin 804 adetlik satışla %33,1 pay elde etti. Yüksek talep gösteren elektrikli araçlarda ise 81 bin 331 adetlik satışla pazarın %18,5’ine sahip oldu. 100 kW üstü elektrikli araçlarda ise satışlar düşüş gösterdi ve 8 bin 284 adede indi. Dizel araçlar, geçen yılın ilk 6 ayına göre kayıplarını derinleştirdi ve yaklaşık 27 bin 485 adede düşerek yüzde 6,2’lik bir paya geriledi.
Elektrikli satışlar baskı altında Teşvikli ve düşük vergi dilimiyle 160 kW altındaki elektrikli otomobiller, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,7 artışla 67 bin 834 adet satarak toplam elektrikli pazarın %89,8’ini oluşturdu. Öte yandan 160 kW üstü elektrikli araçlar yüzde 54,1 düşüşle 8 bin 284 adede indi. Geçen yıl 85 bin 873 olan elektrikli araç satışları bu yıl 81 bin 331’e geriledi.
Manuel şanzımanlarda düşüş hızlandı Türkiye’de manuel şanzımanlı araçların payı düşmeye devam etti; şu anda satışların %96,9’u otomatik şanzımanlı olarak kayda geçiyor. Yıllık toplam 426 bin 740 adetle otomatikler ağırlık kazandı. Manuel vitesli araçlarysa toplamın sadece %3,1’ini oluşturuyor.
Yeni hedeften sapmalar sürüyor 2025 yılında otomotiv pazarı 1 milyon 368 bin 400 adetlik dipdiri zirveyle kapandı. 2026’ya umutla başlayan sektör, ilk yarıda 558 bin adetlik sonuçla hedeflenen 1,3 milyon adetlik psikolojik pazar hedefinden uzaklaştı. İkinci yarıda kredilerin gevşememesi halinde bütünüyle 1 milyonluk sınırı zorlama ihtimali de zayıf görünüyor. Ancak markaların agresif kampanyalarla rekabeti güçlendireceği öngörülüyor. Temmuz itibarıyla sıfır faizli finansman ve uzun vadeli takas desteği ile liste fiyatlarında belirgin nakit indirimi beklentisi artıyor. Bu öngörüler ışığında sektör, yılın geri kalanında daha dinamik bir rekabet ortamına doğru ilerliyor. Ekonomi Haberleri – Vargı

